Dünyaca ünlü kahve zinciri Starbucks, İsrail’e yönelik desteği nedeniyle başlatılan boykot dalgasının ardından bu kez de çalışanlarının grev tehdidiyle zor bir dönemden geçiyor. Şirketin farklı ülkelerdeki şubelerinde çalışan binlerce personel, düşük ücretler ve çalışma koşullarının iyileştirilmemesi nedeniyle iş bırakma eylemi yapmaya hazırlanıyor.
İsrail’e verdiği destekten dolayı dünyanın birçok yerinde tepkilerin hedefi olan Starbucks, son haftalarda ciddi bir itibar kaybı yaşadı. Boykot çağrıları, özellikle sosyal medya platformlarında hızla yayıldı ve tüketicilerin markadan uzaklaşmasına neden oldu. Şimdi ise şirketin iç sorunları, global çapta yeni bir kriz yaratıyor.
Çalışan sendikalarının yaptığı açıklamalara göre, Starbucks işçilerinin talepleri arasında ücret artışı, çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve sosyal hakların iyileştirilmesi gibi konular bulunuyor. Sendika temsilcileri, şirket yönetiminin bu talepleri görmezden geldiğini ve bu durumun iş bırakma eylemlerini kaçınılmaz hale getirdiğini belirtti.
Grev tehdidi, özellikle ABD ve Avrupa’daki şubelerde yoğun şekilde hissediliyor. Analistler, grevin gerçekleşmesi durumunda Starbucks’ın operasyonel süreçlerinde ciddi aksaklıkların yaşanacağını ve finansal olarak da büyük kayıplar verebileceğini öngörüyor.
Starbucks yönetimi ise hem boykot çağrıları hem de grev tehdidi karşısında sessizliğini koruyor. Şirketin ilerleyen günlerde bu iki cephede birden nasıl bir çözüm stratejisi geliştireceği merak konusu. Gözlemciler, Starbucks’ın kriz yönetiminde atacağı adımların, hem tüketici nezdindeki imajını hem de çalışanlarıyla olan ilişkilerini uzun vadede etkileyeceğini ifade ediyor.